301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
16 Mayıs 2017 - Salı 11:47 Bu yazı 1003 kez okundu
 
YALNIZLIK…
Mustafa Göktekin
mustafagoktekin@gmail.com
 
 

Yalnızlık, kimsesi olmamak, haldeşi, yoldaşı olmamak diye tarif edilebilir. Yani kimsesiz, yapayalnız bir kişi, bir başına… Sağına baksa kimse yok, soluna baksa kimse yok, seslense sesini duyan yok.

Yalnız insan, ağlasa ağladığını duyan olmayan, seslense sesine cevap alamayan, sevinse sevincini paylaşacağı kimsesi olmayan, acısına, sevincine ortağı olmayan insan demektir.

İnsan yaratılış itibarıyla yalnız yaratılmış ve son nefesinden sonra vardığı yer yine tek başına kaldığı kabirdir. Allah’ın lütfu ile İslam fıtratı üzerinde doğduğu ve ilk yalnızlığında günahsız olduğu gibi kabirde yine yalnız lakin bu kez amelleri ve imanı ile baş başa kalır.

İnsan İslam fıtratı üzerine doğar ve günahsız olarak hayata başlar tıpkı sıfır kilometre araçlar gibi bir süre sonra hayatın kıvrımları içersinde Allah’ın (CC) kendisine göstermiş olduğu kullanma talimatına uygun olarak yaşarsa son yalnızlığında da yine güzel arkadaşlarla Rabbine kavuşur ve mutlu sona vasıl olur. Yok, kendisine sunulan kullanma talimatını kaybeder, unutur veya dikkate almazsa fıtratının dışında yollarda hayatını yıpratır ve son yalnızlığında pert olmuş bir araba gibi kabirde yalnızlığının karşılığını görür.

İnsan odur ki, “Ben kimim, nereden geldim ve nereye gideceğim, sonunda neyle karşılaşacağım? Yaşadığım bu hayatta ne yapmam gerekir, nasıl yaşamam gerekir? Kimlerle birlikte olmalıyım veya kendimi nasıl yanlış ve kötü hallerden, amellerden korumalıyım? Benim dünyaya geliş nedenim nedir? Üzerime düşen görevleri yerine getirebiliyor muyum? Üzerimde kimin veya kimlerin hakkı vardır?” Sorularına cevap vermesi gerekir.

Eğer yukarıdaki soruların cevaplarını biliyorsanız ve doğru cevap verebiliyorsanız fazlaca sorununuz yok sayılır. Hayatınız düzenlidir ve hayatınızı kullanım kavuzunuza göre yaşıyorsunuz demektir.

Yeni bir sefere çıktığı sırada yaşadığı Şir-i pençe çıbanının azması sonucunda ruhunu Allah’a teslim ederken nedimi Hasan Can’a; “Bu ne haldir Hasan Can? Sorusuna; ”Allah’la beraber olma zamanıdır.” Cevabı karşısında Ruhunu Allah’a teslim etmek üzere olan Yavuz Sultan Selim Han: ”Ya sen bizi bu güne kadar kiminle bilirdin?” diye yatağından doğrulmaya çalışır. Yavuz Sultan Selim Han etrafındaki bunca insana rağmen kiminle?

İnsanlarımız vardır, hayatlarındaki yalnızlıklarından bahsederler. Hayatı yalnız yaşadıklarından, çocuklarının, sevdiklerinin, yakınlarının kendilerini terk ettiğinden yakınırlar. Kendilerinin dışında kim varsa şikayet ederler, suçlarlar. Kendileri yalnızlıklarından rahatsız oldukları gibi yakınlarında kim varsa, kim bir hatır sormuşsa, kim sağlığını merak etmişse hep şikayet ederler. Soranlar sorduklarına pişman olur, ne cevap vereceklerini bilemezler.

İnsanlar vardır, dünyayı sırtlarında taşısalar amiyane tabirle gıkları çıkmaz. Hiçbir şeyden şikâyet etmezler. Sanki her şeyleri düzgün ve sorunsuzdur, sanırsınız her bir ihtiyaçları yerli yerindedir. Gerçekte ise onların da en az diğer insanlar kadar ve belki daha fazla sorunları vardır, belki onların diğerleri kadar arayıp, ihtiyaçlarını gideren kimseleri de yoktur ama onlar dimdik ayaktadırlar. İstedikleri bir tek mercii vardır. İstediklerini bir tek merciden isterler.

Çok bilgili olmayan lakin takva ehli bir hacı amcamız vardı mahallemizde eşi vefat etmişti uzun yıllar önce. Yanında bir de zihin özürlü 50 yaşlarında olan oğlu ile birlikte yaşıyordu. Hiç şikayet ettiğini işitmedim. Sık sık selamlaşır hal hatır sorardık. Bir gün kendisine yalnız olmanın nasıl bir şey olduğunu sormuştum. O günlerde annem vefat etmiş babam da bizimle birlikte kalmıştı. Cevabı ömrüm boyunca unutamayacağım kadar çarpıcı idi. Belki binlerce kez tekrar ettim. “Allah’la beraber olanlar yalnız olmaz.”

Bu cevaba inanıp, şuurla hayatının düsturu yapan insanlar nasıl yalnız olabilirler? Veya yalnız olabilirler mi? Asıl olan O’nu, Allah’ı (C.C.) dost edinebilmekte. Eğer Allah’ı dost ve yoldaş edinirseniz asla yalnız olmazsınız. O’na istediğinizi, taleplerinizi iletebilirseniz, gerekirse ihtiyaçlarınızı O’ndan isteyebilirsiniz. O sizi hiçbir zaman, hiçbir şart ve halde yalnız bırakmaz. O’nunla birlikte olanlar yalnız olabilir mi?

Kişi kul olmalı ki kuldan bir şey istemesin ve halinden kula şikâyet etmesin, bilsin ki, kendinden, her halinden haberdar bir sahibi var. O her istediğine erişir, her sıkıntısına karşılık verir. Halinizden şikayet ettiğiniz insanların size ne faydası olabilir, sizi dinlemekten başka?

Her derdin çaresi O (c.c), ne istersen O’ndan (c.c) iste! Yalnızlığına cevap verecek O. Dertlerin çaresi O (c.c.).

 

Mustafa Göktekin

 

 

 

 
Etiketler:
Yorumlar
Bizim Gazete
İstanbul
Çok Bulutlu
Güncelleme: 26.05.2020
Bugün
12° - 21°
Çarşamba
14° - 19°
Perşembe
13° - 19°
Anketler
TASCA Faaliyetleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
İstanbul

Güncelleme: 25.05.2020
İmsak
03:39
Sabah
05:31
Öğle
13:06
İkindi
17:04
Akşam
20:31
Yatsı
22:15
Arşiv Arama
Haber Yazılımı